1 Haziran 2015 Pazartesi

Yıkılma dönemi Osmanlı'sında halkın alım gücü

1870 yılında Osmanlı ekonomisi:
1 lira 5 mecidiye, 1 mecidiye 20 kuruş, 1 kuruş 40 para.
yani:
1 lira yine 100 kuruş... ama ara ve alt birimi de var. 1 lira tam 4000 para ediyor.
1 frank 5 kuruş, bir işçi yevmiyesi 4-8 frank arası değişiyordu (dövize endekslemek o devirde de varmış demek ki)
en az kazananın 120 frank kazanmasını asgari ücretin göstergesi kabul edersek, asgari ücretli bir işçi ayda 6 lira kazanıyormuş.
bugün asgari ücret net 1000,54 lira. yani 1870 yılındaki asgari ücretli bir işçiden tam 167 kat fazla kazanıyoruz.
klasik bir deyim olan "5 para etmez" den yola çıkarsak, en ucuz ürünün 5 para olduğunu kabul edelim.
bugün en ucuz ürün olan sakız "5 para" olsun. 1 sakız 25 kuruş, 1 ekmek 1 liradan 4 sakız etsin. yani 1870 yılında 1 ekmek 20 para diyelim. 1870 yılında asgari ücretli bir işçi maaşıyla 1200 ekmek alabiliyormuş.
bugün asgari ücretli bir işçi tüm maaşıyla ekmek alsa 1000,5 ekmek alabiliyor.
bu mantıkla bakarak günümüz ekonomisiyle Osmanlı Devletinin yıkılma dönemindeki ekonomisini kıyaslarsak, berbat durumdayız. yıkılmak üzere olan ve tüm zenginliğini kaybetmiş bir devletin halkının alım gücü, kendini dünyanın süper gücü , liderini de "dünya lideri" sanan bir halkın alım gücünden daha yüksekmiş...
para birimleri tamamen gerçek, birim fiyatları ise tamamen varsayım. ama inanıyorum ki resmi kayıtlara bakılsa o dönem 1 ekmeğin fiyatının 20 paradan daha ucuz olduğunu görürüz. tam fiyatı tartışmak afakidir. önemli olan alım gücüdür ki, bu kadar yüksek tutmamıza rağmen ekonomimiz yine o döneme yenildi.


9 Mayıs 2015 Cumartesi

Kenan Evren'in emriyle idam edilenler





12 Eylül'den sonra kurulan sıkıyönetim mahkemeleri üst üste idam kararları vermeye başlarken, 1972’den beri fiilen uygulanmayan idam cezaları da hızla infaz edilmeye başlandı. Politik eylemleri nedeniyle hüküm alanların yanı sıra adi hükümlülerin infazları da gerçekleştirildi. 
1980-84 yılları arasında 50 kişi idam edildi. Bunların 18’i sol, 8’i sağ görüşlü ve 23’ü de adli suçtan hükümlüydü. Ölüm cezası infaz edilenlerden biri ASALA adlı Ermeni terör örgütü mensubu Levon Ekmekçiyan idi. (Esenboğa Olayı 1982)
Yönetim, idam cezalarının infazında ısrarlıydı. Kenan Evren 3 Ekim 1984’te Muş’ta yaptığı konuşmada “Hainleri asmayıp da besleyecek miyiz?” diyor ve bu sözü uzun yıllar belleklerde yer ediyordu.
12 Eylül döneminde sıkıyönetim askeri mahkemelerince 517 sanığa idam cezası verildi. Askeri Yargıtay’ın onayladığı idam kararlarının sayısı 124 oldu. Bunlardan, MGK’nın onayladığı ve onay sonrası hemen infazı yapılan 50’si dışındakiler için cezalar fiilen müebbet hapse dönüştü.
Ölüm cezalarının infazlarına ilişkin onama kararları,
12 Eylül 1980 - 25 Ekim1981 arası Milli Güvenlik Konseyi döneminde,
25 Ekim 1981 - 14 Ekim 1983 arası Danışma Meclisi döneminde,
6 Kasım 1983 sonrası TBMM döneminde
verilmiştir. 
Türkiye'de 1984 tarihinden bu yana ölüm cezaları uygulanmıyor. 
12 Eylül döneminde ölüm cezası infaz edilenler şöyle:
Adı Soyadı Tarih Yer
Necdet Adalı (sol görüşlü) 7 Ekim 1980 Ankara
Mustafa Pehlivanoğlu (sağ görüşlü) 7 Ekim 1980 Ankara
Serdar Soyergin (sol görüşlü) 25 Ekim 1980 Adana
Erdal Eren (sol görüşlü) 13 Aralık 1980 Ankara
Cevdet Karakaş (sağ görüşlü) 4 Haziran 1981 Elazığ
Veysel Güney (sol görüşlü) 10 Haziran 1981 Gaziantep
Ahmet Saner (sol görüşlü) 25 Haziran 1981 İstanbul
Kadir Tandoğan (sol görüşlü) 25 Haziran 1981 İstanbul
Mustafa Özenç (sol görüşlü) 20 Ağustos 1981 Adana
İsmet Şahin (sağ görüşlü) 20 Ağustos 1981 İstanbul
Seyit Konuk (sol görüşlü) 13 Mart 1982 İzmir
İbrahim Ethem Coşkun (sol görüşlü) 13 Mart 1982 İzmir
Necati Vardar (sol görüşlü) 13 Mart 1982 İzmir
Fikri Arıkan (sağ görüşlü) 27 Mart 1982 Ankara
Sabri Altay (adli suçlu) 23 Nisan 1982 Adapazarı
Cengiz Baktemur (sağ görüşlü) 30 Nisan 1982 Elazığ
Şahabettin Ovalı (adli suçlu) 12 Haziran 1982 Sinop
Ednan Kavaklı (adli suçlu) 18 Haziran 1982 Ankara
Ali Bülent Orkan (sağ görüşlü) 13 Ağustos 1982 Ankara
Veli Acar (adli suçlu) 13 Ağustos 1982 Isparta
Eşref Özcan (adli suçlu) 19 Ağustos 1982 Kayseri
Halil Fevzi Uyguntürk (adi suçlu) 29 Aralık 1982 Afyon
Kazım Ergun (adli suçlu) 29 Aralık 1982 Akşehir
Muzaffer Öner (adli suçlu) 29 Aralık 1982 Amasya
Adem Özkan (adli suçlu) 13 Ocak 1983 Balıkesir
Hüseyin Çaylı (adli suçlu) 13 Ocak 1983 Afyon
Osman Demiroğlu (adli suçlu) 13 Ocak 1983 Isparta
Ahmet Mehmet Uluğbay (adli suçlu) 22 Ocak 1983 Akşehir
Ali Aktaş (siyasi) 23 Ocak 1983 Adana
Duran Bircan (adli suçlu) 23 Ocak 1983 Denizli
Levon Ekmekçiyan (Asala) 28 Ocak 1983 Ankara
Ramazan Yukarıgöz (sol görüşlü) 29 Ocak 1983 İzmit
Ömer Yazgan (sol görüşlü) 29 Ocak 1983 İzmit
Erdoğan Yazgan (sol görüşlü) 29 Ocak 1983 İzmit
Mehmet Kambur (sol görüşlü) 29 Ocak 1983 İzmit
Ahmet Kerse (adli suçlu) 30 Ocak 1983 Gaziantep
Rıdvan Karaköse (adli suçlu) 5 Şubat 1983 Akşehir
Cavit Karaköse (adli suçlu)  5 Şubat 1983 Akşehir
Süleyman Karaköse (adli suçlu)  5 Şubat 1983 Akşehir
Fatih Laçinligil (adli suçlu) 24 Şubat 1983 Keşan
Faik Görünmez (adli suçlu) 24 Şubat 1983 Kilis
Mustafa Başaran (adli suçlu)  30 Mart 1983 Edirne
Hüseyin Üye (adli suçlu) 30 Mart 1983 Nazilli
Şener Yiğit (adli suçlu) 20 Nisan 1983 Isparta
Cafer Aksu Altıntaş (adli suçlu) 20 Nisan 1983 Ordu
Abdülaziz Kılıç (adli suçlu) 26 Mayıs 1983 Edirne
Halil Esendağ (sağ görüşlü) 5 Haziran 1983 İzmir
Selçuk Duracık (sağ görüşlü) 5 Haziran 1983 İzmir
İlyas Has (sol görüşlü) 6 Ekim 1984 İzmir
Hıdır Aslan (sol görüşlü) 24 Ekim 1984 İzmir 

İşte tüm bu idamları başlatan açıklama:

5 Haziran 2014 Perşembe

Osmanlı Padişahlarının Lakapları

Osmanlı Devletinde tüm padişahlar yaptıkları işler veya yaşadıkları olaylardan esinlenilerek halk arasında lakaplarla anılmıştır. Bunların bir kısmını hepimiz biliyoruz (Yavuz Selim, Kanuni Süleyman, Yıldırım Bayezit...vb) Hatta bazılarının lakaplarının isimlerinden daha fazla kullanılanıldıklarını görüyoruz (Fatih;  gerçek adı Mehmed'dir, İstanbul'u fethettiği için Fatih lakabı takılmıştır fakat günümüzde daha çok Fatih olarak bilinir)

Peki ya hiç duymadıklarınız ? 36 padişahtan kaçını biliyorsunuz ? İşte tahta çıkış sıralarına göre tam liste :

I.Osman=Osman Gazi
Orhan Bey=Orhan Gazi
I.Murad=Murad Hüdavendigar
I.Bayezid=Yıldırım Bayezid
Sultan I.Mehmed=Çelebi Mehmed
Sultan II.Murad:=Sultan II.Murad Gazi
Sultan II.Mehmed:Fatih Sultan Mehmed
Sultan II.Bayezid:Sultan Veli II.Bayezid
Sultan I.Selim:Yavuz Sultan Selim
Sultan I.Süleyman:Kanuni Sultan Süleyman
Sultan II.Selim:Sarı Selim
Sultan III.Murad:Sultan III.Murad Gazi
Sultan III.Mehmed:Eğri Fatihi
Sultan I.Ahmed:Estergon Fatihi
Sultan I.Mustafa:Sinirli Padişah
Sultan II.Osman:Genç Osman
Sultan IV.Murad:Bağdat Fatihi
Sultan İbrahim:Deli İbrahim
Sultan IV.Mehmed:Avcı Mehmed
Sultan II.Süleyman:Belgrad Fatihi
Sultan II.Ahmed:Talihsiz Padişah
Sultan II.Mustafa:Gazi Mustafa
Sultan III.Ahmed:Lale Devri Padişahı
Sultan I.Mahmud:II.Kanuni
Sultan III.Osman:Yangıncı Padişah
Sultan III.Mustafa:İlk Yenilikçi
Sultan I.Abdülhamid:Cülusu Kaldıran Padişah
Sultan III.Selim:Nizam-Cedit'i Kuran Padişah
Sultan IV.Mustafa:Zayıf Padişah
Sultan II.Mahmud:Yeniçeri Ocağı'nı Kaldıran Padişah,
Sultan Abdülmecid:Tanzimatçı Padişah
Sultan Abdülaziz:Şehid Padişah
Sultan V.Murad:93 Günlük Padişah
Sultan II.Abdülhamid:Şefkatli Padişah
Sultan V.Mehmed Reşad:Yıkılışı Başlatan Padişah
Sultan VI.Mehmed Vahideddin:Son Padişah

2 Mayıs 2014 Cuma

3 MAYIS TARİHİ NEDEN TÜRKÇÜLÜK GÜNÜDÜR ?

Türkçülük Günü, 3 Mayıs 1944 tarihininin anıldığı gündür.

Irkçılık-Turancılık davasının gerekçelerinden biri olarak gösterilen Hüseyin Nihal Atsız - Sabahattin Ali davasının 3 Mayıs 1944 tarihli duruşmasından sonra yaşanan "Ankara Nümayışı"'nı anmak amacıyla, ilk defa 3 Mayıs 1945 tarihinde Tophane Askerî hapishanesinde Nihal Atsız, Zeki Velidi Togan, Nejdet Sançar ve Reha Oğuz Türkkan başta olmak üzere 10 mahkûm tarafından kutlanmıştır. Daha sonraki senelerde de devam eden toplantılar Türkçülük Günü (Bayramı) adını almıştır.


3 Mayıs 1944 tarihli "Ankara Nümayişi''




Tarihte 3 Mayıs Olayları adıyla anılan olaylar Nihal Atsız'ın, hakkında açılan dava için Ankara'ya geldiği sırada başlamıştır. Bu tarihte gençlik komünizm aleyhine bir gösteri düzenler ve beraberinde Nihal Atsız'a sevgilerini belirtirler. Mahkeme salonuna giremeyen gençler Ulus Meydanı'na doğru yürüyüşe geçmişler, burada İstiklâl Marşı söylemiş ve komünizm aleyhinde sloganlar atmışlardır. Kafile Ulus Meydanı'ndan sonra Başbakan Şükrü Saraçoğlu ile görüşmek istemişse de bunda başarılı olamamış, milliyetçi gençlerin gösterileri hükümet tarafından şiddetle önlenmiştir.Bu gösterilerde tutuklanan üniversiteli gençlerin sayısı 165 olarak tespit edilmiştir.
Bu gösteriye kadar Türkiye'de yapılan bütün nümayişlerde hep hükümetin parmağı bulunmuştu. Alpaslan Türkeş olaylarla ilgili olarak:"Bunlar Milli Şef ve onun gözde Milli Eğitim Bakanına nasıl gösteri yapabiliyorlardı? O zamana kadar Milli Şef'in müsaade etmediği hiçbir gösteri yapılamazdı. Demokrasi, Eşitlik, Hürriyet, Gençlik... Bütün bunlar Türkiye'nin 1944 iktidarında hep parad palavradır. Halkın alkışları, gençlikten çıkacak "yaşa" naraları kayıtsız şartsız İnönü'nün tekelinde kalmalıdır."
3 Mayıs'ta bir araya gelen ve gösteriler yapan gençler birer birer tespit edilip toplanır ve tutuklanır. Milli Şef'in emriyle saldıranlara zerre kadar merhamet tanımamışlardır. Milliyetçi gençler kıyasıya dövülür. Nihal Atsız da aynı gün duruşmadan çıktıkdan sonra polis tarafından gözaltına alınır. Alpaslan Türkeş konuyla ilgili olarak:"3 Mayıs günü heyecanla sokağa fırlayan gençler kıyasıya dövüldüler. Kafaları yarıldı, gözleri patladı. Bazılarının kolları, kaburgaları kırıldı."
  Dava, İstanbul 1 Numaralı Örfi İdare Mahkemesinde görüşülmeye başlanmıştır. 65 oturum süren davada Hasan Ferit Cansever, Fethi Tevetoğlu, Alparslan Türkeş, Nurullah Barıman, Zeki Özgür Sofuoğlu, Fazıl Hisarcıklı, Hüseyin Nihal Atsız, Hüseyin Namık Orkun, Nejdet Sançar, Saim Bayrak, İsmet Rasin Tümtürk, Cihat Savaş Fer, Muzaffer Eriş, Fehiman Altan, Yusuf Kadıgil, Cebbar Şenel, Zeki Velidi Togan, Orhan Şaik Gökyay, Hikmet Tanyu, Reha Oğuz Türkkan, Hamza Sadi Özbek, Cemal Oğuz Öcal, Said Bilgiç olmak üzere toplam 23 sanık yargılanmıştır. Davadan 13 sanık beraat etmiştir ve Zeki Velidi Togan, Alparslan Türkeş, Nihal Atsız, Reha Oğuz Türkkan, Cihat Savaş Fer, Nurullah Barıman, Fethi Tevetoğlu, Nejdet Sançar, Cebbar Şenel ve Cemal Oğuz Öcal olmak üzere 10 sanık da 26 Ekim 1945'e kadar tutuklu kalmıştır. 3 Mayıs'ın ilk yıldönümü 1945 senesinde o sıralarda Tophane'deki Askerî Cezaevinde tutuklu bulunan bir avuç Türkçü tarafından örtüsüz bir masa etrafında yapılan bir toplantı ile anılmış, daha sonraki yıllarda ise çeşitli törenlerle kutlanmış ve Türk milliyetçilerinin bir geleneği Türkçülük Günü oluşmuştur.

24 Nisan 2014 Perşembe

Oğuz Kağan'ın Mührü bulundu



   Günümüzden 4 bin yıl öncesine ait olduğu belirlenen “mühür” de yuvarlak ve merkezinden yukarı doğru sekizgen şekil dikkat çekiyor.Arkeologlar mührü “Gonur” adlı kral mezarından çıkardı. Yapılan kazı çalışmaları sırasında Türklerin sanat tarihi açısından önemli kalıntılara erişildi.
   Kalıntılar arasında “leopar, yılan, akrep, keçi,gelincikler, laleler, kuşların kafaları ve kanatlı aslanlar gibi motiflerle süslenmiş önemli objelerde bulundu.
   Uzmanlar söz konusu çalışma ile birlikte ortaya çıkarılan sanat eserlerinin, Türklerin atalarının dünya görüşü,ibadet ve hayat tarzlarının ortaya konulması bakımından oldukça önemli olduğunu belirtiyorlar.
   Geçtiğimiz yıl Türkmenistan Aşkabat’taki 211 metrelik televizyon kulesinin tepesinde yer alan “Oğuz Han’ın yıldızı”dünyanın en büyük mimari görüntüsü olarak kabul edilerek Guiness rekorlar kitabında yer almıştı.
   M.Ö.2000 li yıllara ait olduğu belirtilen mühür’ün “Oğuz Han’ın yıldızı” olarak günümüze kadar ulaşan sembol ile bire bir örtüşmesi, Oğuz Han’ın mührü bulundu şeklinde yorumlanıyor.
   Mühür Türkmenistan Ana Ulusal Müzesinde sergilenecek.
TEH- Dış Haberler Servisi
Türkmenistan Haber Ajansları

13 Nisan 2014 Pazar

HAN İLE KAĞAN ARASINDAKİ FARK

                                                                        Cengiz Han

HAN ve KAĞAN (Kagan) aynı ünvanlardır. Hunlar, Göktürkler ve bir çok oğuz boyundan olan Türk Devleti Kağan ünvanını kullanmış, Moğollarda ise Cengiz Han (KHAN) ile HAN ünvanı kullanılmaya başlanmış ve meşhur olmuştur. Yani aslında HAN sadece Moğılcadaki bir lehçe farkından ibarettir.

                                                                         Emir Timur

HAN ünvanı yalnızca Cengiz Han'ın soyundan gelenlere verilebilirdi. Bu yüzden Cengiz'in soyundan olmayan Timur başa geldiğinde, Emir Timur ünvanını kullanmıştır. Osmanlıda ise Sultan Mehmed İstanbul'un fethi ile önce Fatih ünvanını kazanmış , sonrasında Kırım Hanlığını fethedince "YENİ KIRIM HANI" olduğu için HAN ünvanı da eklenmiştir. 

                                                                   Fatih Sultan Mehmed Han

Böylece Osmanlı padişahları artık SULTAN HAN olarak anılmaya başlamıştır. Bkz: Kanuni Sultan Süleyman Han , Yavuz Sultan Selim Han...vb
Kırım'ın Osmanlı'nın elinden çıkmasından sonra ise HAN ünvanı kullanılmamıştır. HAN ünvanını son kullanan Osmanlı Padişahı Sultan I. Abdülhamit Han'dır... Halk arasında ağız alışkanlığından dolayı kullanılsa da resmi yazışmalarda bir daha hiç geçmemiştir....

                                                                     Sultan I. Abdülhamit

12 Nisan 2014 Cumartesi

Eski Türk Burcunuzu öğrenin

Karaçay Türkleri’nden araştırmacı Sofi Tram-Semen, 20 yıllık çalışma sonucunda yüzlerce yıl önce Nart-Karaçaylar’a ait 36 burçluk sistemi belirledi. "Ben kesinlikle ne astrologum, ne falcıyım, ne de büyücüyüm. Sadece bu kültürde bulunan öğeleri ortaya koymaya çalıştım” diyen araştırmacı Tram-Semen, babası Karaçay’ın halk şairi İsmail Semenov’un başladığı çalışmayı sürdürerek kaleme aldığı “Türk Astrolojisi” adlı dört ciltlik kitapta, eski Türk burç sistemini ortaya koydu. Nart boyu Hunlar-Karaçaylar’ın eski astrolojisinde 36 burçlu yıldız çizelgesi, 12 gezegen ve 36 yıldız grubunun bulunduğunu ifade eden Tram-Semen, NTV'ye şunları söyledi: “Bu bilgilerin Hun halkının bir bölümünde korunması, milattan önce Hunlar’da bu ilmin gelişmiş olduğunu ispatlamaktadır. Hatta bu hayvan yıllarıyla ilgili şakalar bile bugün hala korunmakta, zaman zaman dile getirilmektedir” dedi.



“Türk Astrolojisi” adlı kitaba göre bu 36 burç ve bazı genel özellikleri ise şöyle:
* Toruk (21-31 Mart): İdare sahibi, gururlu, lider, işini hayatı gibi sever, yönetici.
* Hımmıy (1-10 Nisan): İyimser, idealist, romantik, yaratıcı, hayallerinin gerçekleşmesi için ömür boyu çalışır.
* Huttus (11-20 Nisan): Hassas, mantıklı, dürüst, şerefli, adaletli, yönetici, kıskanç, önde olmayı seven.
* Hunta (21-30 Nisan): İnatçı, duygusal, kırgın, yaratıcı. İyimserlik ve karamsarlık aynı anda gözlenir.
* Çolpancı (1-10 Mayıs): Duygu tutsağı, önsezi yeteneği olan, dayanıklı, çocuk ruhlu, sadık, temiz kalpli.
* Kölköl (11-21 Mayıs): Enerji dolu, devamlı bilgi isteyen, aşkta şahane, önder, kahraman.
* Çamay (22-31 Mayıs): Fantezisi zengin, temiz ahlaklı, idealist, söz, yazı ve fikirde önder, çok taraflı, yetenekli.
* Küylü (1-10 Haziran): Düzeni sever, gururlu, kaderci, planlı, ağzı sıkı, yalanı ve ihaneti kabul etmez.
* Kuşmuş (11-21 Haziran): mantıklı, parlak, iyimser, gösterişçi, eleştirel, kaderci, mistik konulara meraklı, sanat ve edebiyata ilgi duyar.
* Sezgek (22-30 Haziran): Mızmız, tatlı dilli, içine kapanık, inatçı, intikamcı, yetenekli, önsezisi kuvvetli, yaratıcı.
* Kuşdüger (1-11 Temmuz): Duygularını mantıktan önde tutan, çocuk ruhlu, dengesiz, tembel, kararsız, karamsar, yetenekli.
* Gondaray (12-22 Temmuz): Hayalci, hafızası kuvvetli, geçmişe özlem duyan, his dünyası zengin, dürüst, müziği ve siyaseti seven.
* Ötgür (23-31 Temmuz): Gururlu, zeki, maddi problemleri büyüten, çekici.
* Küsümmü (1-12 Ağustos): İyi arkadaş, dedikoducu, önder, bir numara olmayı seven, maceracı.
* Künlü (13-23 Ağustos): Duygusal, hassas, gururlu, maceracı.
* Sınçıma (24 Ağustos-1 Eylül): Ekonomi, sanat ve edebiyata yetenekli, dürüst, insancıl, yaratıcı, otoriter.
* Atçak (2-13 Eylül): Fiziği düzgün, iyimser, depresyona yatkın, iradeli, şanslı, gururlu, hassas, gelenekçi.
* Kıllı (14-23 Eylül): Otoriter, gururlu, sabit fikirli, sert, zeki, duygusal, aşk hayatında utangaç, çekingen, yazarlığa yatkın.
* Canakkı (24 Eylül-3 Ekim): Nazik, hassas, sorumluluk ve vicdan sahibi, dürüst, kompleksli, gösterişçi, hayalci, dekoratörlüğe ve dikişe meraklı.
* Ban (4-12 Ekim): Duygusal, düzenli, enerji, kaderci, hümanist.
* Cemiş (13-23 Ekim): İyimser, dürüst, ahlaklı, mantıklı, eleştirel, altıncı hissi kuvvetli, şanslı, önder, filozof.
* Batık (24 Ekim-1 Kasım): Özgürlüğüne düşkün, diktatör, muammalı ruhlu, iki kutuplu, cesur, gaddar, mükemmel arkadaş, çekici, önder.
* Hırtlı (2-12 Kasım): Kararlı, gururlu, savaşçı, spora ve sanata düşkün.
* Tutamış (13-22 Kasım): Muhafazakar, fedakar, idealist, çapkın, çift karakterli, pragmatik.
* Uslu (23 Kasım-2 Aralık): Objektif, ilime meraklı, dengeli, hoşgörülü.
* Kutas (3-12 Aralık): Yetenekli, dengesiz, mistik, düşüncesiz, kararlı, anlaşılmaz, nazik, hassas, gururlu, kıskanç.
* Tusanak (13-21 Aralık): Güçlü karakterli, endişeli, şüpheli, şanslı, emir vermeyi seven, hareketli, tutumlu, gaddar.
* Tutar (22 Aralık-1 Ocak): İradeli, çalışkan, kahraman. Arkadaşı az olur, zaman zaman yersiz küser, hayatının son kısmında rahat eder.
* Beçel (2-12 Ocak): Kırgın, kızgın, ısrarlı, öfkeli, intikamcı, karamsar.
* Pırsıuay (13-20 Ocak): Mantıklı, eleştirel, tartışmayı seven, duygusal, sadık, özgür düşünceli, gururlu. Uzun yaşar.
* Balauz (21 Ocak-1 Şubat): Gaddar, deha, önder, müzik ve dansa yetenekli.
* Cantay (2-10 Şubat): Titiz, realist, estetiğe meraklı, astronomiye ilgili, yenilikleri sever, kimi zaman hareketli, kimi zaman rahatına düşkündür.
* Ergür (11-18 Şubat): Duygusal, hayalci, önder, ufku açık, mistik konulara meraklı, karamsar, yaratıcı.
* Sönegey (18-28 (29) Şubat): Şair, sanatçı, dengesiz, çekici, kararsız, aşk hayatı hareketli, kurnaz, nazik, duygusal.
* Cannan (1-9 Mart): İyi yürekli, baskıcı, tatlı dilli, zarif, idealist, otoriter, hüzünlü, hayalci.
* Şatık (10-20 Mart): Huzursuz, gururlu, sanatçı, özgür, depresyona ve sinir hastalıklarına yatkın.

DENİZ GEZMİŞİN İDAMINI ONAYLAYAN BAŞBAKAN VE CUMHUR BAŞKANI KİM ? VE CU

GEÇMİŞTEKİ ŞAİBELİ SEÇİMLER VE SONUÇLARI

ÇANAKKALE SAVAŞLARI VE AGAMEMNON ZIRHLISI